Ana Sayfa » Kişisel

İstanbul'a Dönüş ve Okulun Açılması

15 Aralık 2008 7 Yorum

Uzun bir tatilden sonra okulumuza geri döndük. Ne kadar mutluyuz değil mi:) Aslında ben mutluyum çünkü tatilde sıkılmıştım. Bugün okulun ilk günüydü ve kendi adıma söyleyebilirim ki adapte olmakta güçlük çekmedim. Herzamanki gibi güne akışkanlar mekaniği ile başladım. Elektrik mühendisliğinin temelleri ile bitirdim. Okuldan ayrı kaldığım süre içinde bloğumla da ilgilenemediğimi farkedip bir kaç şey yazayım dedim.

Öncelikle bayram dönüşü yaşadığımız muhteşem şehirlerarası seyahat ile başlayayım ben. Daha önce de söylemiştim. Ailem Amasya’nın Merzifon ilçesinde yaşadığı için bayram tatilinde kardeşim Elif ile ailemizi ziyarete gittik. Herşey çok güzeldi. Tıka basa yedik içtik ve dönüş için bavullarımıza Elif’ciğim ile kurban hakkımızı doldurduk:) Zaten giderken bavula birşey koymamıştık ki dönüşte bol bol yiyecek getiririz diye. Annem orada bizim için kavurma falan hazırlamıştı, bir de ben kocaman bir poşet dolusu ceviz ayıkladım ki haftasonları Elif ile cevizli kek falan yaparız diye. Yer olsa ve dökülmeyeceğini bilsek turşu falan da getirecektik ama olmadı. Zaten eve çalışırım diye götürdüğüm dinamik ve mukavemet kitapları oldukça büyük bir yeri kaplamıştı. En kötüsü tek bir soru dahi çözmeden geri getiriyordum:( Neyse hazırlandık ve cumartesi akşamı otogara gittik. Uçakla gelmeyi biz de çok isterdik fakat bayram zamanı biletler 200 ytl nin üzerine çıkıyor ve malesef bizim oraya yalnız thy gidiyor. Herneyse kardeşim thy’yi konforu ile aratmayacak Lider Turizm’den biletlerimizi almıştı. Lider Turizm de ne demeyin çok ayıplarım bilmezseniz. Bizim oranın varan’ı işte:P Elif hemen atlamasın “ben mi istedim orayı” diye, onun da suçu yok tabi çünkü hem bayram hem de askerlerin gidişi sebebi ile bilet bulmak imkansızdı. Lider Turizm’de çok birşey beklemesek de en azından standart bir yolculuk umuyorduk. Üstelik biletimizi haftalar öncesinden almıştık ve ek sefer olma ihtimali yoktur diye düşünüyorduk. Taa ki… Söylemeye dilim varmıyor ama otogarda uzunca yani yaklaşık 40 dk gelmeyen otobüsü bekledikten sonra bizi “işte otobüsünüz bu” diye üzerinde Lider bile yazmayan bir tekerlekli araca götürdüler.Çamoluk seyahat diye bir firmanın otobüsü. İçinde kimse yoktu. Dolayısıyla oradan kaldırıdığı ortadaydı. Normalde bu otobüsün yolcusu ile Samsun tarafından gelmesi gerekiyordu. Biz o an zaten şoktaydık. Ama yapacak da birşey yoktu. Zaten yer yer kavga gürültü başlamıştı ve firma görevlileri tartışarak derdinizi anlatabileceğiniz, sizi anlayacak ve çözüm sunacak kapasitede insanlar gibi görünmediklerinden biz de kardeşim Elif ile geri kalan yaklaşık 40 kişiyle aynı kadere razı olduk. 5-6 numaralı koltuklarımıza oturduk. Tesadüf liseden arkadaşım Nil de bir kaç koltuk gerideydi. Bahane ile onla görüşmüş oldum. Elif de liseden arkadaşı Hakan ile sohbet etti. Hakan da hemen bizim yan tarafımızda oturuyordu.

Neyse gecikmeli de olsa yola çıkmayı başardık.  Şoförün yanındaki eleman, host da diyebiliriz neyse işte o garip çocuk telefonları kapatalım diye bağırdı. Herkes koptu.Bu otobüsün nesine kapatacağız ki diye. Arkadaki teyze “Adettendir kapatalım” şeklinde açıklama yaptı. Daha 10 km gitmedik şoförün cebi çaldı (nedense şoförün cebi araca zarar vermez ve şoförün sigarası sağlığa zararlı değildir). Arayan Hakan’ın babası. Arabanın anahtarını yanına almış meğer ileride bir benzin istasyonunda durduk çocuk anahtarları oraya bıraktı. Tam yola devam ediyoruz dedik beş on km gitmeden bagaj kapağı açıldı diye bağrışmalar oldu. Durduk. Zar zor kapattılar ve devam ettik. Az ilerde yine açıldı. Yine inildi falan bu defa yolculardan biri tekmeleyip kapatmış. Tabi her durmada millet de inip bir sigara yakmayı ihmal etmedi (adettendir). Neyse gece saat 1 buçuk gibi tv çalıştı. Bu saatte ne filmi derken bir de baktık ki Latif Doğan ve küstüm diye bir klip sonrasında Ankaralı Turgut ve yine Latif Doğan, en nihayetinde Elif dayanamadı kapattırdı. İlginç bir hizmet anlayışı en nihayetinde. Adamlar sıkılmayalım diye düşündüler sanırsam. Sonrasında Elif’le yer değiştik. Yolu izlemekten uyuyamıyordum çünkü. Şoför öyle iğrenç araba kullanıyordu ki sollama yapmaması gereken ne kadar yer varsa adam inadına atladı. Nasıl geldik ben şaşıyorum. Zaten o kadar yol boyunca tek şoförle gelmemiz bile hataydı. Yerimi değişince uyumuşum.

İzmit’de kavga sesleri ile uyandım. Bir adam bavulunu bulamadığı için şoförle kavga ediyordu. Biraz kulak kabartınca anladık ki bizim Hakan’ın bavul yolda açılan bagajdaymış ve düşmüş. İçinde 1.5 milyar değerinde kamera olduğunu daha da önemlisi resmi  evraklar olduğunu söylüyordu. Şoför telefonumu vereyim sen beni ara diyor, muavin “bas git abi bırak şunu” şeklinde saçmalıyordu. Hakan “Polis gelmeden bırakmam,  tutanak tutturcam” dedi. Biz de takdir ettik, hiç başımıza gelmedi ama böyle birşey başımıza gelse bizim aklımıza tutanak tutturmak gelmezdi sanırım. Neyse polis geldi falan filan, biz yaklaşık 1 saat İzmit’te bekledik bu arada. Nihayetinde yola çıkıldı. Ama hala bizim bavuldan endişe ediyorduk. Çünkü bizimki de aynı yerdeydi ve İzmit’te beklerken Elif bizimkini kontrole indiğinde bakmasına izin verilmemişti. Nil de aynı şekilde bakmaya gitmiş ve o bölmenin oldukça boş olduğunu görmüştü. Neyse biz Kavacık’a kadar bavulumuz aşağıda mı değil mi öğrenemedik. İşin kötü tarafı kaybolmuş olsa içinde kavurma ve kırılmış ceviz vardı mı diyecektik. Utanç verici:) Neyse ki bizimki arkada olduğu için birşey olmamıştı. Hakan’ın bavulunun haberini yakında alırız. Sanırım geçtiğimiz yolları arkadan bir araba ile kontrol ettiler. Umarım bulunur ve umarım böyle iğrenç bir yolculuğu bir daha yaşamam.

Bu konuyu kapatıp bugüne dönmek istiyorum. Haftaya iyi başladım çünkü Akışkanlar Mekaniği ikinci vizesinden 100 almışım:) Kendimi kutluyorum.Şimdi biraz diğer derslere çalışmak için yazma işine ara veriyorum…

7 Yorum »

  • Elif :

    wwaoooww 100 aldın demek :)
    tebrik ederim. Bavulun akıbetini öğrenir öğrenmez paylaşırım sizlerle :)

  • Hüseyin Berberoğlu :

    Tebrikler 100 almışsın :) Yolculuğunuz da çok maceralı geçmiş. Umarım son maceralı yolculuğunuz bu olur :P

  • admin (author) :

    Neyse ki kazasız geldik. Yanında yol arkadaşı olunca böyle yolculuklara katlanmak daha kolay oluyor. Sanmam ki bu son macera olsun, bizde bu şans ve tembellik varken daha çoook gelir bu işler başımıza:(

  • olayın kahramanı hakan :) :

    Yasemin olayı çok iyi anlatmış tabi bazı eksikleri var onlarıda ben tamamlayayım dedim. Bende otobüsü gördüğümde aynı tepkileri vermekle beraber artık bayramdır ne yapalım başa gelen çekilir dedik ve muavine ( ki yaseminin dediği gibi ne işe yaradığı belli olmayan kişiye ben burda muavin diyorum ) izmit diyerek valizlerimi nereye götüreyim tarzında bir soru sorarken muavin bana dönüp izmite girmem seni otobanda bırakırım lafını duymamla tartışma başladı. Bundan önce bir otoban maceram olmuştu. Ben muavıne olurmu oyle sey bilet kesiyorsan bırakacaksın dediğim an bana donup binme ozman demesiyle filim koptu bende. O an garajlardan sorumlu polisin (ki kendisi babam olur) ne demek bu laf sende bu garajdan çıkamazsın demesiyle muavinin tavrı değişti lafı kıvırdı tamam girerim oldu.. ya babam polis olmasaydı yazık bu milletimizin haline … neyse Otobüse binip telefonu kapatalım uyarısıda iyice canımı sıkmıştı zaten sevmiyordum bu tür yaptırımları ama ne yapalım işte güvenlik kapattık telefonu . Ama bileme ki diğer telefon montumun cebınde açık ve montunda üst rafta olduğunu yaseminin dediği gibi arabanın tek olan anahtarını da yanıma alınca haliyle babam ilk olarak benı aradı ki tel caldıgın arkadan bir ses daha demın uyardı demsıyle ben bır kırmızı edaya burundum… yaseminin ve elifinde dediğiği gibi baya maceralı bir yolculuk olacagı belliydi… Otobus kapağının açılması saçma sapan yerlerde mola vermemiz şöförün tavırları derken baktım izmit tabelası hele şükür yolculuk bitti eve gidip uyuycam düşüncesiyle otobüsten inerken valizimin birinin olmayışının farkedilmesi ve muavinin olabilir herinsanın başına gelebilir valiz bu kaybolur hadi sen eve git bizde istanbula gidelim bak arabadada 50 yolcu var tarzıyla davranması sonucu sinirden biraz bağırmamla tüm otobüsü uyandırmış oldum galiba.. (ki bu kabalığım içinde özür dilerim ). benim polis cagırmam polisinlerin beni genc gorup kaale almaması sonradan cebımden bakanlık kimliğini çıkarttığımda devletin şevkatli ve yardım sever kollarını açmalarıda ülkemin garip bir durumu ….. Sonuca gelince valiz BULUNAMADI içideki evrakların hesabını devlete verdik , Profosyenel fotograf makinamın anılarıyla doluyum ıcınde cok güzel fotograflar vardı :( (( ama en cokta valizin içinde annemin yaptıgı patetesli börek vardı ona üzüldüm desm yeridir eve yaklaşıp pastanaciye ordan börek verirmisin derkenki yüz ifadem küçük emrahta yoktur vallaha :) ) bu arada not yasemin benim için çocuk felazn yazmısım koca adm olduk keşke çocuk olsaydım :) ))) yazı içinde teşekkür ederim eline ve yüreğine sağlık

  • admin (author) :

    Hakan yorumunu görünce ne kadar şaşırdım bilemezsin. Teşekkür ederim olayı bir de senin ağzından dinledik. Bu arada bavulun bulunamamasına çok üzüldüm. Ben gece vakti kimse görmemiştir bulunur diye umuyordum. Sen indikten sonra şoför birilerini arayıp G. Hacıköy Osmancık arasını kontrol etmelerini söylemişti ama demek ki işe yaramadı. Bizim için söylemesi kolay belki ama ben şükrediyorum ki o arabadan kazasız kurtulduk. Tekrar çok geçmiş olsun. Bir dahaki sefere bileti erken alıp bu rezillikleri yaşamamak dileğiyle kendine iyi bak.

    Not: bu arada çocuk dediğim için üzgünüm, lafın gelişi işte :P

  • olayın kahramanı hakan :) :

    yok o çocuk kısmı latife olsun diyeydi :) evet bu bize bir ders olmus oldu :)

  • sevil :

    Lider ile traji komik yolculuk:)) Elif bileti almaya giderken, önceden rezerve ettiğiniz biletleri günlerce almadığınızdan dolayı satılmış olması endişesi içindeydi. Boşuna endişelenmişsin Elifcim, baksana sizin için özel otobüs çıkarmışlar. :) ))) Geçmiş olsun…

Düşünceni paylaş!

Lütfen dilimizi düzgün kullanalım!